AnasayfaAnasayfa  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Konu Başlığı
Pandora | İnceleme
Konun Puanı
Nerdeyim?The Vampire Diaries Tr :: Vampir Edebiyatı :: Vampir edebiyatı Kütüphanesi :: Anne Rice’ın Vampir Günceleri
Gözle
Paylaş | 
 

 Pandora | İnceleme

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
murat.qumus

avatar


Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 199
Yaş Yaş : 27
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 24/01/11
Nerden Nerden : İstanbul

MesajKonu: Pandora | İnceleme    Perş. Şub. 03, 2011 3:08 pm

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Sıradan bir Anne Rice kitabı “Pandora”.
Elbette ki onun için sıradan sadece. Kitap daha ilk cümlesinde okuyucuyu
kendine bağlamasını biliyor. Rice üslubunun, hayal gücünün, bakış
tarzının birleştiği bu kitap hem eski uygarlıkları sevenler için ideal
hem de vampir sevenler için. Okurken sayfalar arasında kaybolmasanız da
sizi içine çekecek ve son sayfayı çevirdiğinizde boşlukta hissetmenizi
sağlayabilecek bir eser. Kitap 1. tekil şahısla yazılmış bir güncedir.
Pandora adlı vampirin insan yaşamını, Marius’a olan aşkını ve
ayrılmalarını yazdığı bir güncedir.


Başlangıcı Pandora’nın yepyeni bir
vampir olan David ile olan karşılaşmasını yazmasıyla başlar. David fani
hayatının artık son günlerini yaşarken ruhunu bir başka bedenin içine
yerleştirmişti. Talamasca Cemiyet’inden olan David Talbot’un yaptığı bu
imkansızlığın ötesindeki olay ölümsüzlerin dünyasına bir meteor gibi
düşmüştür. Rice’ın diğer kitaplarında da karşımıza çıkan Lestat
tarafından Karanlık Nimete sunulduğunu öğrendiğimiz David, Pandora’yı
gizemli çekiciliyle etkisi altına almayı başardı. Pandora’nın karşı
konulamaz isteği David’ı kanatları altına almaktı.


David yaşlı ama hala bir genç kızın
güzelliğini taşıyan Pandora’dan anılarını yazmasını istiyor. Ona yazmayı
sevmeyen bir kişinin bile yazma hevesini alevlendirecek iki günce
veriyor. Pandora bunu istemese de genç David’teki bir şey onu buna
çekiyor.


Pandora günceye yazmaya küçüklüğünden,
Roma’dan başlıyor. Gerçek adının Lydia olduğunu ve babasının bir Senatör
olduğunu öğreniyoruz. Ondan büyük 5 tane erkek kardeşi olduğunu ve
hepsinin –biri hariç—güçlü ve korkusuz olduklarını vurguluyor Pandora.
Genç kız iyi bir eğitim görüyor hayatı boyunca. O zamanın en önemli
şairlerinden Ovid’e ayrı bir sempati duyuyor. Ovid tamamen vermek
istediği duyguları cinsel yollarla kaleme döken bir şair olarak çıkıyor
kitapta.


Pandora 10 yaşında ilk kez karşılaşıyor
Marius ile. İlk ve tek aşkıyla… Marius gezgin bir tarihçidir. Mısır’dan
Roma’ya, Yunanistan’dan dünyanın en gizemli şehirlerine kadar her yerde
yeni şeyler arayan yarı bir barbardır. Her ne kadar Pandora’ya nişan
yapmak istese de Senatör izin vermiyor. Pandora daha çok hayat
kadınlarının taptığı ve mezhebinde olduğu İsis’in mezhebine kabul
ediliyor.


Pandora bu sırada o zamanın Romasından
ve imparatorlarından bahsetmektedir. Roma İmparatorlarının yaptığı
akılsızca davranışlar ve infazları anlatıyor. Bunun nedeni ilk başta
yaşadığı zamanı göstermek gibi görünse de aslında değil. Anlatmasının
sebebi, ailesinin de infazlara kurban gitmesidir. En yakınlarından—Kim
acaba?– biri tarafından suçlanan ailenin hepsi katledilir. Geriye
Senatör ve Pandora kalır. Senatör, Roma’ya çok uzak olan ve geleceğin
incilerinden biri olacak olan Antioch’a gönderiyor genç kadını.


Genç kadın Antioch’a bir gemi ile
gitmektedir. Gemide geçirdiği tüm geceler ve uyuduğu gündüzleri hep aynı
şeye bağlanan rüyalar görmeye başladıyor. Şehirde İsis’in bir tapınağı
vardı ve Pandora oraya gidiyor. Eski yuvasına… Genç kadın hapsolduğu
rüyaları anlatıyor rahip, rahibe ve gizemli adama… Bu kişi daha sonra
Marius olduğunu belli edecek kişiydi… Vampir olan Marius’tu o kişi…


Kitapta günlerin hesabı tutulamıyor
sonlara doğru. Her şey sanki aynı gün içinde oluyor ve bitiyordu.
Pandora, şehirde yanmış bir vampirin olduğunu ve tapınağın
merdivenlerine her gece bir kurbanını bıraktığını öğreniyor.
Yanmış vampirin tek istediği “Kutsal Pınar”dan kan içmek ve eski haline kavuşmaktır. Pandora işte o zaman onları görüyor.
Pandora, rüyalarının sebebini öğreniyor ve vampirliğe adım atıyor.
Marius ile sırrı gizli tutmaya çalışıyor ve tehlikeleri yok ediyorlar
ama ne yazık ki kendileri için olan tehlikenin adım adım yaklaştığını
görmüyorlar.


Kitabın sonu istenilen, daha doğrusu
daha başka şeylerin olması düşünülen yerde bitmiş. Bu açıkçası
okuyucuları heyecanlandırmış ve “Ah!” dedirmiştir. Kitap eski zamanlara
öyle güzel ışık tutmakta ve sevilen vampir efsanelerini birleştirmekte
ki tadı damakta bırakıyor. Kitabın elbette ki imla hataları ve çevirim
hataları bulunmakta ama yinede kitabın sürükleyiciliği fark ettirmiyor
bile.


Kitabın eski zamanlardaki erkek
egemenliğine çok güzel bir şekilde değinmesi ve bir kadının nasıl
kurnaz, zeki ve atılgan oluşunu yansıtmakta olması feminist duyguları
alevlendirse de altın bir başak gibi baş üstünde tutulan vampir aşkını
hızlandırıyor. Tarih seven bir insan olarak açıkçası en sevdiğim
uygarlıklardan birinin işe karışması beni aşırı derecede tatmin etti.
Tarih sevmeyen biri bile zevk alarak okuyabilir bence kitabı.


Fakat uyarı sizlere… Eğer daha önce Rice
kitaplarından hiç okumadıysanız dikkat etmelisiniz. Kitabın üslubu
tamamen Anne Rice’ın özelliklerini taşımakta… Ağır bir dil ve uzun
betimlemelerle sayfaları dolduran Pandora’nın hikayesi hem sıra dışı hem
de kalbe dokunan cinsten…


Sayfaları çevirdikçe içinden çıkan
gizemler ve şaşırtıcı gerçekler bazen “Biliyordum!” ve bazen de “Ciddi
misin sen?” dedirtiyor. Kimseye güvenilmemesi gerektiğini tek bir
karakterde anlatmayı başaran Rice, eserlerine şahane bir tane daha
ekliyor…


“Pandora” size hem tarih sevdirecek hem de vampirlere daha çok bağlanmanızı sağlayacaktır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://vampirediaries.forumm.biz
 

Pandora | İnceleme

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
The Vampire Diaries Tr :: Vampir Edebiyatı :: Vampir edebiyatı Kütüphanesi :: Anne Rice’ın Vampir Günceleri-
Buraya geçin: